Av ve Yaban Hayatı Paylaşım Platformu
Formumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olunuz...

Av ve Yaban Hayatı Paylaşım Platformu

Türkiye'de sürdürülebilir yaban hayatını sağlamak, korumak ve kollamak adına burdayız
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
YENİ ADRESMİZ www.avveyabanhayati.yetforum.net
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» 2010-2012 Memur Alımları
Paz Kas. 28, 2010 7:35 pm tarafından Admin

» Kpss Sınavı Yapıldı
Paz Kas. 28, 2010 7:33 pm tarafından Admin

» YABAN HAYATI EKOLOJİSİ YÖNETİMİ VE AVCILIK YABAN HAYATI DERNEĞİ
Perş. Kas. 25, 2010 7:42 pm tarafından Admin

» 2010 KPSS Dönemi
Cuma Kas. 05, 2010 12:23 am tarafından Admin

» BU KAFAYLA İKLİM YÖNETİLMEZ
Paz Ekim 31, 2010 12:27 pm tarafından Admin

» Veterinerlikte Yaban Hayatı
Ptsi Ekim 18, 2010 11:17 am tarafından Bubo

» Ağaç Parazitleri
C.tesi Eyl. 25, 2010 12:08 pm tarafından Admin

» Ağaç Özlerinin Tahriş ve İltihapları
C.tesi Eyl. 25, 2010 12:05 pm tarafından Admin

» 31 EKİM ULUSLARARASI KARADENİZ GÜNÜ PANELİ
Çarş. Eyl. 22, 2010 8:54 am tarafından Admin

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Ortaklar
bedava forum

Paylaş | 
 

 Tatlı Su Balık Avcılığı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Bubo



Mesaj Sayısı : 6
Kayıt tarihi : 11/07/10
Yaş : 29
Nerden : İzmir

MesajKonu: Tatlı Su Balık Avcılığı   Paz Tem. 11, 2010 12:22 pm

ALABALIK AVI

ALABALIK (Salmo trutta var. fario); Familyası: Alabalıkgiller (Salmonidae). Yaşadığı yerler: Deniz ve tatlı suların temiz, soğuk ve dipleri çakıllı kısımlarında yaşarlar. Özellikleri: 20–100 cm boyunda, 25 kilograma kadar ağırlıkta olanları vardır. Türkiye’de en büyükleri 10 kilogramdır. Çoğunun boyları da 25–30 santimetredir. Çeşitleri: Göl, dağ, gökkuşaklı, çelikbaş, dere alası alabalıkları meşhurdur. Kemikli balıklar takımının Salmonidae familyasının deniz ve tatlı sularda yaşayan türlerinin genel adı. Vücutları yanlardan hafifçe yassılaşmış, genellikle mekik şeklindedir. Sırt yüzgeçlerinin gerisinde bulunan “adipoz” adını alan yağ yüzgeçleri alabalık için karakteristiktir. Başları çıplak olup pulsuzdur. Vücutları küçük, sert pullarla örtülüdür. Aynı popülasyonun bireyleri arasında renk ve desen bakımından farklılıklar görülür.

ATIP ÇEKME YÖNTEMİYLE ALABALIK AVI

Makinanızın turu fazla , kamışınız esnek ve uzun olmalı, misinanızUygulaması da ideal 0,20 - 0,25 mmlik olmalıdır .Kalınıyla yeminizi uzağa atamazsınız, inceside sağa sola sürtünüp kolayca kopar. kolaydır ancak avlandığınız derede su derinliğinin en az 30 cm olması gerekir ayrıca derenin içinde kaya ve ağaç dallarının az olmamasına dikkat etmelisiniz. Sürekli kayaya ve ağaça taktığınız yeminiz balıkları huzursuz eder. O nedenle at çek yaparken suyun kaya önündeki derin bölgesine yeminizi atar ve çekmeye başlarsanız makinanızı iki üç tur attırmadan ilk alabalığınızı yakalarsınız. ( böyle bir kaya önünü uzaktan gördüğünüzde arkadaşlarınıza çaktırmadan oraya ilk giden siz olun. Ama çabuk gideceğim diyede pata küte gitmeyin) Gölde avlanırken işiniz daha kolaydır ancak özellikle yazın sıcak havalarda avlanırken yeminizin batmasını bekleyip daha derinden gelmesini sağlamalısınız. Benim ve arkadaşlarımın deneyimleri sonucu yurdumuzda alabalığın en çok 1 nolu ( beyaz üzerine kırmızı noktalı) kaşığa geldiğidir. ( Fransız malı tercih edin bizde de benzeri malzeme var ancak suya ilk atıp makinayı sarmaya başladığınızda, dönme ilk harekette olmadığı için şansınız yarı yarıya düşmektedir.

DİP OLTASI İLE ALABALIK AVI

Özellikle yazın gölde avlanırken iyi sonuç alırsınız.Bu av şeklinde yem çok önemlidir taktığınız solucan kıvır kıvır ve kırmızı renkte olmalıdır sıcaktan kendini bırakmış soluklaşmış solucanı avucunuzun arasında fazla sert olmayan şaplaklarla tekrar diri ve kırmızı hale getirirseniz şansınız artar. Eğer avlandığınız bölgede dip fazla yosunla kaplıysa iğnenizin dibine fazla büyük olmayan kahverengi renkte köpük takarsanız yem biraz havalanır ve yosunlara takılmaz. Göl ve dere kenarlarında kayaların üzerinde özellikle bahar aylarında böceğin içi boş kalıntılarını görürsünüz. Bu böceğin canlısı o kayaların su içinde toprağa yakın bölümünde kayaya yapışmış bir halde bulunur bu böcekleri toplayıp kuyruk kısmından hayvanı fazla zedelemeden sırtına doğru iğneyi takarsanız dip oltasında ve mantarlı oltada çok mükemmel sonuç alırsınız. Alabalık hiç düşünmeden bu yeme atlar.

MANTARLI OLTA İLE ALABALIK AVI

Genelde İlkbahar aylarında iyi sonuç verir .Benimde avlanmaktan en çok zevk aldığım avlanma şeklidir.Burdada misinanızın kalınlığı 0,25 i geçmemeli mantarınız su yüzeyine baskı yapmayacak şekilde ince uzun olmalıdır. İlkbaharın ilk günlerinde alabalık yumurtası takarak avlanırsanız iyi sonuçlar elde edebilirsiniz.Balık mantarı batırdığında kamışın ucunu havaya doğru değil de yana doğru sertce atıp kamışın ucunu suya doğru indirip çekmeye başlayın.

SAZAN AVI

En makbul kabul edilen cinsi Aynalı sazan dır. Doğal takvime göre Arpa hasadından sonra oltaya vurmaya başlar ve bağbozumuna kadar bereketli av verir. Özellikle iri boylarının yakalanması için gece avı tercih edilmektedir . Tüm tatlı su balık avcılarının en çok avladıkları balık çeşidi sazandır. Tatlı su balık avı denilince akla ilk gelen sazan avıdır.Dip oltası ve şamandıralı olta ile iki şekilde avı yapılır. Sazan avı için bir çok yem kullanılabilir.Bu herkesin bildiği yemlerden başka yöresel olarak kullanılan çeşitli tahıl hamurları da mevcuttur. Birçok türü olan sazanın en çok bilinen türü kara sazan ve aynalı sazandır. Hangi tür sazan olursa olsun,hangi yöntemle av yapılırsa yapılsın avlanılacak bölge mutlaka önce yemlenmelidir.

YEMLEME

Bu işlem için en uygun materyal bayat ekmek ve haşlanmış tahıldır. Ufalanmış bayat ekmek yada tahıl çamurla karıştırılıp avuç içine sığacak büyüklükte toplar yapılır. Bunlar güneş altında 2-3 saat kadar kurutulur . Daha sonra bu materyal avlanacak mıntıkaya atılır. Balığın oltaya vurmasına göre yarım saatte bir yada saat başı 1 top atılarak balıkların o bölgede toplanması sağlanır.

ŞAMANDIRALI TAKIM İLE AVI

Önceden yemlenen bölgeye 50-60 numara misinadan oluşan bir bedene fırdöndü bağlanır bunun ucuna aynı kalınlıkta 30 cm kadar bir misina beden bağlanır ve şamandıra mantarı burada yer alır. Bununda ucuna klipsli bir fırdöndü bağlanır. Klipsten itibaren 40 numara misina ile 1 metre kadar bir köstek bağlanır ve olta iğnesi bunun ucuna bağlanır. Bu şekilde bağlamanın faydası olta iğnesini rahatça değiştirebilmek ve iri bir balık yakalandığında şayet misina kopacak olursa tüm takıma zarar vermek yerine uçtan kopmasını sağlamaktır.Eğer makine ve kamışla av yapılıyorsa makinenin debriaj sistemi bulunduğundan beden için 40 köstek için 35 numaralı misinalar kullanılabilir. Kullanılacak yem olta iğnesine iğnenin tamamını kapatacak şekilde takılıp olta atılır. Balık yemi kaptığında hemen tasma vurulmamalıdır.Oltada iri bir balık olduğu anlaşılırsa misina yavaş ,yavaş çekilir. Çok direnç gösterirse hafifçe bırakılıp tekrar çekilmelidir. Bu işlem balığın yorulup kendini bırakmasına kadar sürdürülmelidir bu bazen 15 dakika kadar sürebilir. Balık kıyıya geldiğinde en iyisi kepçe ile almaktır. Eğer kepçe yoksa misinadan tutarak balık dışarı alınmamalı mutlaka bir el ile balık karnından tutularak karaya alınmalıdır. Bu işlemler mümkün olduğunca sessiz yapılmalı, yemlediğimiz yerde başka balıklarında olabileceği untulmamalıdır. Avladığınız yerin özelliğine ve balığın iriliğine göre suya düşmemek için mutlaka önlem alınmalı eğer can güvenliği tehlikeye düşecekse teredüt edilmeden balık salıverilmelidir.

DİPOLTASI İLE AVI

Bunun için Gerekli olan misina kalınlığı şamandıralı oltanın ki gibidir. Bedene tek bir klipsli fırdöndü bağlanır. Bunun ucuna yine aynı kalınlıkta 1 m kadar bir beden ve bununda ucuna 30-40 gr. Bir kurşun ağırlık bağlanır. Bu 1 m lik kısma yine 1 boy ince 25-30 cm’lik bir köstek ile 2 olta iğnesi bağlanmalıdır. 2‘ den fazla iğne bağlamak oltanın idaresini güçleştirir. İğneler yemlenip atıldıktan sonra bir ucu sivriltilmiş 40-50 cm lik ağaç bir kazık yere saplanır. Bu kazıkların üstüne bir çentik açılıp oltanın boşluğu alındıktan sonra buna mandal yada klipsle bir çıngırdak bağlanır.Bu yöntem avcıya 1 den fazla oltayı idare etme şansı yaratır. Çıngırdak çaldıktan sonra ayrıca tasalanmaya gerek yoktur. Şamandıralı oltada tarif edildiği gibi balık dikkatlice çekilir. Burada dikkat edilecek en önemli nokta avcının idare edebileceği kadar olta kullanmasıdır. Çünkü genellikle çıngırdaklar peş peşe çaldığından lüzumundan fazla olta atmak hem zamanında çekilemeyen oltanın karışmasına hem fazla gürültü balığın ürkmesine neden olabilir hem de zaten dar ve az olan avlaklardan daha fazla sayıda balıkçı yararlanabilir.

KÜSPELİ TAKIM İLE AVI

Bu yöntem özellikle aynalı sazan avı için en geçerli yöntemlerden biridir.Tabaka halindeki preslenmiş ay çiçeği küspesi 5x5x5 cm ölçülerinden küçük olmamak kaydıyla küp yada dikdörtgen prizması şeklinde kesilir. Tam ortasından matkapla delinir.( Bu işlemler sırasında oluşacak talaşı sakın heba etmeyin) Bedeni oluşturacak misina ucuna klipsli bir fırdöndü bağlanır. Bu fırdöndüye aynı kalınlıkta 10-15 cm lik bir kısa beden ilave edilip küspenin deliğinden geçirilir ve ucuna üçlü bir fırdöndü bağlanır. Bundan amaç suda eriyen küspeyi rahatça değiştirmektir. Üçlü fırdöndünün serbest kalan iki halkasının her birine bedenden 1 boy ince misina ile 8-10 cm uzunluğunda 4der tane köstek bağlanır bunların ucuna da olta iğnesi bağlanır. Böylece 8 olta iğneli bir takım donatılmış olur. Olta iğneleri küspenin muhtelif yerlerine birbirine dolaşmayacak şekilde tutturulur. Bu takıma ağırlık bağlanmaz çünkü küspenin kendisi hem ağırlık hem de yem görevi görür. Dip oltası gibi atılıp çıngırak bağlanabilir. Küspe suda çok yavaş eriyerek dağılırken bunu yemek isteyen balıklar olta iğnelerine takılırlar.Sazan avında verimli bir av geçirmek istiyorsanız yöresel etkenleri de göz önünde bulundurmanızın yararı olur neden derseniz genel anlamda tepki verdiği yemler her ne kadar benzerlik gösterse de bazen farklı yemlere tepki verebilmektedirler.Bunun içinde yem alternatifiniz ne kadar çok olursa boş dönme ihtimalinizi azaltmış olursunuz ayrıca av yapacağınız yerde hangi yemle avlanacaksanız onunla yemleme yapmalısınız.

SUDAK AVI

Yumurtlama dönemi haricinde tatlı sulara girmeyen Mersin Balıkları’ nı saymazsak, sudak, yayın ve turnaların ardından, tatlı suların üçüncü sıradaki avcısıdır.Kullanılması tavsiye edilen kamış/makine kombinasyonları genelde hafif-orta/orta refleksli spinning takımlardır.

Sudak yakalandığında, savaşmayi sonuna kadar sürdürür, ancak bu mücadele bir turna kadar zorlu olmaz. Bu sebepten dolayi, misina olarak da orgülü misina kullanmaya gerek yoktur, 0.20-0.25 mm. lik monofilament misinalar yeterli olacaktır. Ancak benim gibi turnaların bulunduğu bir ortamda sudak avlıyorsanız, turnalar için hazırlıklı olmalı ve orgülü misinalar kullanmalısıniz.

Sudak avı, turna avı ile büyük benzerlikler gösterir. Tek fark, sudakların turnalara kıyasla daha derinde av vermesidir. Turna avında olduğu gibi sudak avında da avcı balığın dikkatini çekecek bir yüzme dinamiğine sahip olan Reef Runner 98 Grey Ghost, Rapala (Down Deep) Husky Jerk, hazır yemler çok başarılıdırlar.

YAYIN BALIĞI AVI

Özellikle suya cemre düştükten sonra iri boyları dağlardan eriyerek gelen oksijeni bol köpüklü sularla dolu küçük dere yataklarının büyük ırmak yada göllere açılan ağızlarından biraz içeri yumurta bırakmaya girerler. yaklaşık 15 20 gün sonra ise geri dönmeye başlarlar işte bu sırada son derece aç olur ve oltaya hevesli olarak atlarlar. Küçük boylarını yani kelebek yayınları hemen her zaman tutmak mümkün olsada en verimli avı gece sessizlikte yapıldığından dışarıda gecelemeye müsait iklimlerde avı tercih edilmektedir. Gerek profesyonel gerek amatör avcılıkta özellikle iri boyları için nisan ayı tercih edilmektedir.

YEMLER VE AV YÖNTEMLERİ

Yem olarak tavuk kanatları, sülük,solucan, sabun, sakadat, ölü balık, et vb bir çok yemle avcılığı yapılmaktadır. En az 1 lik kalın misina ve iri kancalar kullanılır. Bana enteresan gelen bir yöntem ise avda sabun kullanımıdır. Bunun için kibrit kutusu büyüklüğünde bir sabun kırmadan delinir ve iğneden misinaya kadar iğne açıkta kalacak şekilde geçirilir. İğneye arzu edilen yem örneğin solucan takılır.İğneyi tam doldurması için bir kaç tane solucan takmak lazım. İğnenin dibe inmesi için kurşun ağırlık ihtiva eden bir takım kullanmak esastır. Olta dibi buluncaya kadar bırakılır ve misina ilk vuruş için biraz boşluk bırakılarak mutlaka sağlam bir yere örneğin bir ağaca yada yere çakılan sağlam bir kazığa bağlanır ve oltaya bir zil ilave edilir. Balık karadaki avcının titreşim ve gürültülerinden etkileneceğinden zil sesinin duyulabileceği maksimum mesafeye kadar uzaklaşmak esastır. Zil sesi duyulunca oltaya çabucak gidilir ve olta çekilir, bu esnada misinayı ele yada bele dolamak oltadaki balığın büyüklüğüne bağlı olarak çok vahim sonuçlar doğurabilir. En iyisi balık kıyıya alınıncaya kadar oltayı ağaç yada kazıktan çözmemektir. Balık çok direnç gösterirse onu yorarak çekmeye çalışmak ve misinanın eli kesmemesi için eldiven kullanmak gerekir. Yayın avcıları mutlaka kakıç adı verilen ucu çok büyük bir olta iğnesine benzeyen bir aleti yanlarında bulundururlar. Mümkünse her zil çalışında 2 kişi oltaya koşmalı ve yardımlaşma gereğinde hazır olmalıdırlar. Bu balık suda daha rahat gelir ama su sığlaşıp balığın karnı toprağa deyince çekmek zor olur. İşte kakıç burada işe yarar. Bir avcı misinayı idare ederken diğeri kakıçla balığı çeker. Bu balığın kuyruk darbeleri çok serttir. Buna dikkat etmek gerekir. Bu takımdaki sabunun faydası eriyen kısım akıntıyla bir ip şerit gibi oldukça uzaklara ulaşır ve sabun erimeye devam ettiği sürece bu iz kokuyu takip eden balığın olta iğnesini bulmasını sağlar.Gölde de bu mantık geçerlidir.

TURNA BALIĞI AVI

Silİndirimsi uzun gövdeli, kemikli bir balıktır. Ağzı ördek gagası şeklinde, üst kısmı iyicene basıktır. Sırt ve anus yüzgeçleri vücudun gerisinde bulunur. Dişleri çok (yaklaşık 700 adet) ve keskindir.
Turna balıkları hareketli ve durgun sulardan hoşlanırlar ve çok yırtıcı olduklarından, cok fazla miktarda balığı tahrip ederler. (bunlara tatlı su köpek balığı denebilir) Uzunlukları 1m. yi bulabilir.Turna balığı Şubat-Mart-Nisan aylarında yumurta atar. Bu mevsimde eti iyi olmaz. Genelde, turna balıkları taze tüketimin yanısıra tuzlanmış veya füme olarak tüketilir.

AVCILIĞI
Bir çok turna avcısı bu balığın yaşadığı ortamda diğer balıkların nasıl olupta hayatlarını devam ettirebildiklerine şaşarlar, çünkü yenebilir ve/veya hareket eden her şeye saldırırlar. Hatta, bazı büyük boy turna balıkları su yüzeyinde yüzen su kuşlarına saldırıp yerler. Bu çerçevede, turna balığının avlanması oldukça basittir diyebiliriz.
Turna balığı, tatlısuların "yalnız kurdu" diye düşünebiliriz, ancak dikkat edilecek olursa, büyük bir turnanın yakalandığı yer ve civarında sıklıkla diğer iri veye aynı boy turnalar da oltamızı ziyaret eder. Bundan çıkartılabilecek sonuç, turnaların boylarına göre guruplar halinde bulunduklarıdır. Bu sonuca göre, "yalnız kurt" benzetmesi yerine "aslan ailesi" benzetmesi daha yerinde olur kanısındayım.Bu tip guruplaşmaların olduğu noktalara, turna avcılığı bakımından sıcak noktalar adını verebiliriz. Eğer turna avladıysanız, avlanma bölgenizde her zaman daha iyi av veren "sıcak noktaların" varlığını siz de saptamışsınızdır.

AV TEKNİKLERİ
Turna avcılığı, temel olarak sabit avlanma ve hareket halinde avlanma olarak ikiye ayrılır. Sabit avlanma sandal veya karadan belirli bir alanda avlanmak şeklinde olur. Hareketli avlanmada ise, tekne ile hareket halindeyken, sürtme, atıp-çekme veya yemli gezdirme şeklinde olur.

1- HAREKETLI AVLANMA

Her çeşit sürtme bu sınıfa girer. Sürtme için, çok çeşitli kaşık, seğirtme, mepps(döner) ve suni yemler vardır. Avlandığınız alan için bunlardan en uygununu deneme yanılma metodu ile seçmek zorundasınız, ama unutmayın ki, fazla süslü olanlar balığı kandırmaktan çok, avcıyı alışveriş için kandırmak üzere yapılmıştır.
Hareketli avlanmada diğer bir yöntem ise, canlı veya ölü yemle yapılan sürtmedir. Bu tip avcılıkta, genellikle kaya balıkları iyi sonuç vermektedir, ama istavrit, kolyoz gibi deniz balıkları da kullanılabilir.

2- SABİT AVLANMA

Sabit avlanma; Dip yemlisi, ölü yem, çökertme, canlı yem şeklinde olur. Söz konusu yöntemlerden hangisi uygulanırsa uygulansın, eğer bir den fazla olta ile avlanılacaksa, oltalar arasında en az 10m mesafe bırakmak lazımdır.
Özellikle, ölü yem kullanıldığında, eğer zemin müsaitse (atılan yemi örtecek yosun, balçık bulunmaması halinde) çevreye abartmadan yemleme yapmakta fayda vardır.
Turna sert bir balık olduğu için, özellikle kamışla avlanmalarda kakıç veya kepçeyi balığı sudan kesmek üzere hazır tutmak gerekir. Ayrıca büyük balıkların ağzından iğne çıkartmak için, yanınızda bir pense bulundurmakta fayda vardır. Turna canlı iken en kolay baş ve işaret parmakları vasıtası ile gözlerinden tutulur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Tatlı Su Balık Avcılığı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Akvaryum Balık Beyaz Benek Hastalığı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Av ve Yaban Hayatı Paylaşım Platformu :: Av Turizmi :: Ülkemizdeki Avcılık Türleri-
Buraya geçin: